Bir varmış bir yokmuş, karlı bir kış günü teni kar gibi beyaz, dudakları kiraz gibi kırmızı, saçları abanoz gibi siyah bir kız çocuğu dünyaya gelmiş. Annesi ona Pamuk Prenses adını vermiş. Ne yazık ki kraliçe kısa süre sonra vefat etmiş ve kral yeni bir kadınla evlenmiş. Yeni kraliçe çok güzelmiş ama bir o kadar da kibirli ve kıskançmış.
Kraliçenin sihirli bir aynası varmış. Her gün aynanın karşısına geçer, "Ayna ayna, söyle bana, dünyanın en güzeli kim?" diye sorarmış. Ayna da hep "Sensin kraliçem," diye yanıtlarmış. Ama Pamuk Prenses büyüdükçe güzelleşmiş ve bir gün ayna, "En güzeli artık Pamuk Prenses," demiş. Kraliçe öfkeden deliye dönmüş.
Kıskançlığı yüzünden bir avcıya Pamuk Prenses'i ormana götürmesini emretmiş. Ama avcının yüreği elvermemiş; kızı serbest bırakmış. Pamuk Prenses ormanda korkuyla koşarken küçük, şirin bir eve rastlamış. İçeride yedi minik yatak, yedi küçük tabak varmış. Yorgunluktan orada uyuyakalmış.
Ev, ormanda madende çalışan yedi cücenin eviymiş. Akşam eve dönen cüceler uyuyan kızı görünce şaşırmışlar. Pamuk Prenses onlara başından geçenleri anlatınca cüceler ona sahip çıkmış. "Bizimle kal, seni koruruz," demişler. Günler mutlu geçmiş; Pamuk Prenses evi çekip çevirmiş, cüceler de onu bir aile gibi sevmiş.
Ama sihirli ayna kraliçeye Pamuk Prenses'in yaşadığını söylemiş. Kraliçe yaşlı bir satıcı kılığına girip cücelerin evine gitmiş ve prensese zehirli bir elma vermiş. Elmanın kırmızı yarısını ısıran Pamuk Prenses yere yığılmış. Cüceler eve döndüklerinde ona çok üzülmüşler; onu camdan bir tabuta koyup gece gündüz başında beklemişler.
Bir gün oradan geçen bir prens, cam tabuttaki Pamuk Prenses'i görmüş ve ona hayran kalmış. Tabutu naçizane taşımak isterken, sarsıntıyla prensesin boğazındaki zehirli elma parçası çıkıvermiş. Pamuk Prenses gözlerini açmış! Cüceler sevinçten göbek atmış. Prens, Pamuk Prenses'e evlenme teklif etmiş ve birlikte mutlu bir hayat kurmuşlar. Kıskanç kraliçe ise yaptıklarının utancıyla bir daha görünmemiş. Gökten üç elma düşmüş; biri masalı anlatana, biri dinleyene, biri de uslu çocuklara.