Bir varmış bir yokmuş, şirin bir mahallede Derin adında tatlı mı tatlı bir kız yaşarmış. Derin gündüzleri neşeyle oynar, resimler çizer, şarkılar söylermiş. Ama akşam olup da gökyüzü kararınca yüzü asılırmış. Çünkü Derin karanlıktan çok korkarmış. "Işıklar kapanmasın!" diye ağlar, yorganın altına saklanır, bir türlü uykuya dalamazmış. Annesi onu ne kadar öpüp koklasa da Derin'in minik kalbi güm güm atarmış.
Bir gece Derin yine yorganın ucundan odayı gözetlerken pencerenin kenarında pırıl pırıl bir ışık belirmiş. Işık yaklaştıkça küçülmüş, küçüldükçe şekillenmiş ve karşısına parmak kadar, kanatları gümüş gibi parlayan minicik bir peri çıkıvermiş. "Merhaba Derin," demiş tatlı bir sesle. "Ben Yıldız Tozu Perisi Pırıl. Korkan çocukların penceresine ben gelirim." Derin gözlerini kocaman açmış; korkusu yerini meraka bırakmış.
Pırıl, elindeki minicik değneği sallamış ve Derin'in yatağının üstüne ışıl ışıl bir toz serpmiş. "Bu yıldız tozu," demiş. "Şimdi gel, sana gecenin sırrını göstereyim." Derin bir anda kendini yumuşacık bir ışık bulutunun içinde, gökyüzünde süzülürken bulmuş. Aşağıda uyuyan şehir bir oyuncak gibi görünüyormuş; pencerelerde sarı ışıklar, sokaklarda inci gibi lambalar parlıyormuş.
"Bak," demiş Pırıl, "karanlık aslında bomboş değildir. Yıldızlar gecenin kandilleridir, Ay ise gökyüzünün bekçisi. Cırcır böcekleri çiçeklere ninni söyler, kediler pencerelerden evleri korur, çiy taneleri sabah için hazırlanır. Gece, dünyanın üzerine örtülen kocaman, yumuşacık bir battaniyedir. Herkes onun altında dinlenir." Derin baktıkça bakmış; karanlık dediği şeyin içinde ne çok güzellik saklıymış meğer! Yıldızlar göz kırpıyor, Ay gülümsüyor, ninni gibi tatlı bir rüzgâr esiyormuş.
"Peki ben neden korkuyordum ki?" diye fısıldamış Derin. Pırıl gülmüş: "Çünkü karanlığı hiç yakından tanımamıştın. İnsan tanımadığı şeyden korkar. Ama artık biliyorsun; gece senin dostun. Üstelik sana bir hediyem var." Perinin değneğinden süzülen bir tutam yıldız tozu, Derin'in penceresinin kenarına konmuş ve orada minicik bir yıldız gibi parlamaya başlamış. "Bu senin gece lamban. Ne zaman gözlerini kapatsan, onun orada parladığını bileceksin."
Derin kendini yeniden sıcacık yatağında bulmuş. Pencerede minik yıldızı parlıyormuş. İçinde en ufak bir korku kalmamış; gözlerini kapatmış ve o gece hayatının en tatlı uykusunu uyumuş. Rüyasında Pırıl ile bulutların üzerinde sek sek oynamış.
O günden sonra Derin karanlıktan hiç korkmamış. Her akşam yatmadan önce perdeyi aralar, gökyüzündeki yıldızlara "İyi geceler arkadaşlar!" dermiş. Derler ki, karanlıktan korkmayan her çocuğun penceresinde Pırıl'ın bıraktığı görünmez bir yıldız tozu parlarmış. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.